Polisiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Polisiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Mayıs 2017 Çarşamba

Kalp Taşları / Ruth Rendell


Bilenler bilir, Ruth Rendell polisiyenin önde gelen kadın yazarlarından biridir. Çoğu eserinde insan psikolojisinin derinliklerine kötücül yönlerden dalarak çoğunlukla strese sokan, sinir bozan ve okuyucuyu endişelendiren metinler oluşturmuştur. Metinlerin büyük bir kısmında da “kötülük” baş roldedir. Ama o kötülük öyle ilginç işlenmiştir ki okuduğunuz bir Rendell metni sizi avcunun içine alır, sallar ve zar misali yere fırlatır. Artık bahtınıza ne çıkarsa… Kendinizi karamsarlıkla örülü bir dünyada bulur içinden çıkmaya çalışırsınız. Metinlerin içinde ilerledikçe yavaş yavaş kaybolduğunuzu, umutsuz bir durumda süreklenmeye başladığınızı ve korkunun nefesini ensenizde hissedersiniz.

Bu tarz bir tariflemeyi zorunlu kılan Rendell eserleri, polisiye olarak adlandırılan tür içerisinde kendine has bir yerde durmaktadır. Başarılı kurgulara ve enteresan fikirlere sahip bu metinler sanki bir yazarının elinden çıkma değil de zaten hep vardı diye düşündüğünüz, kendiliğinden oluşmuş gibi duran metinlerdir. Belki de asıl başarıyı sağlayan da bu “kendiliğinden oluşmuş gibi görünme” meselesidir.

18 Mart 2017 Cumartesi

Kar Kurdu / Glenn Meade / Doğan Kitap


Aynı alışkanlık ya da takıntı herkeste var mı bilemiyorum ama bazen sırf bu alışkanlık yüzünden kendime kızdığım oluyor. İyi olduğunu düşündüğün bir şeyi (kitap, albüm, film, vd.) niye sonraya saklarsın ki? Neden illa “yaz gelince ilk sırada”dır ya da “kafam daha sakinken okuyacağım”dır bahanesi? Bilemiyorum ama bu alışkanlığın saçma olduğunu fark etmeme rağmen de vazgeçebilmiş değilim.
Kar Kurdu bu alışkanlıktan nasibini almış kitaplardan biri. Ha okudum ha okuyacağım diye diye kitabı aldıktan 22 yıl sonra ancak okuyabildim. Kendimce ayrıca takdire şayan bir durum tabi.